Piyasaya mı çıkacaksınız | 2. Arayüzün tasarımı

Spread the love

Dünyayı değiştirecek fikrinizi uygulamaya çevirdiğinizde, en odaklanılmadık tarafların bir sorun olarak karşınıza çıkması… çok görülmemiş bir durum değil aslında. Bi değeri değiştirecek bir sürgünün, etiketinin, metninin, alt etiketinin, açıklamasının, arayüzünün sezgiselliğine yapılacak olan farklı bakış açılarının diye giden birçok dikkat edilmesi gerekenler listesinin içinde kaybolmanıza gerek olmadığına ikna etmeye çalışacağım sizi.

Şunu söylemem gerekiyor, ben sadece yazılımcılar ile beraber çalıştım ve onlarla yaptığımız uzun çalışma oturumları esnasında edindiğim deneyim ve kendi ihtiyaçlarımı göz önüne alarak bir not bütünü oluşturayım istiyorum. Hiç değilse kilit noktaların düğümleri çözülsün. Ne yazık ki her zaman minimum erişilebilirlik kapsamı, neyin minimize edildiğine bağlı olarak, maksimum işkence standartlarına uygun uygulamalar ürettirebiliyor.

Aslında önce şunda anlaşalım: Gözünüzü kapatmayın, kulağınızı tıkamayın, sadece ekranı karartın, ekran perdesini açın, yada Narrator (Windows ekran okuyucusu) geliştirici modunu açmak için capslock+shift+f12 tuşlarına basın. Nerde çalışıyorsanız, neyin gerektiğini bulacağınızdan eminim.

Daha sonrasında anlattıklarımızı dikkate alabilirsiniz.

 

Ekran karartıldıktan sonra, gözlerinizi başarı ile sağır edebilirsiniz. Oluşan bu geçici sağırlık ortamında hareket edebilmek için tek rehberiniz ekran okuyucudur. Hadi takılın koluna.

Ekran okuyucunuzla dolaşırken kendi tasarladığınız düğmeleri tanıyabildiniz mi? Uyarı mesajlarınız sizi tatmin etti mi? Yada dünyayı değiştirecek uygulamanızın, ses açma kısma sürgüsünü hareket ettirebildiniz mi?

Peki ne olsa hoşunuza giderdi?

Olmayan kısımlara yönelik çözümlerin bir kısmını buradan, bulamadıklarınızı da google’dan bulabileceğinizi unutmayın. Ek olarak, en iyi deneyim takımı sizin için kullanıcıyı temsilen profesyonel yardım sunar.

 

Bazı notları şöyle vermek istiyorum:

Öncelikle, sürgü her zaman kaydırılamaz. Örneğim, bir işletim sisteminde başarıyla kaydırılabilen sürgü, başka bir sistem için kullanışsız olabilir. Falanca değil, Android işletim sisteminde bu tarih itibarıyla sürgü kaydırmanın Allah belasını versin. Bu tip durumun tek çözümü, tam olarak yaptığı işi etiketinde belirten kaydırıcıyı azalt ve artır butonları. Örnek: ses seviyesini artır, ses seviyesini düşür butonları.

 

  • Yaptığınız şey, menüye benzeyen bir şey yerine, tam anlamı ile menü olmalı. Doğru, aslında ne istediğinize doğru karar vermelisiniz. Halen ekran okuyucular nesneleri tanıyarak, o nesne hakkında bildikleri ile hareket eder. Doğru hamburger menü’yü Ekran okuyucu tanır ama; hamburger menünün benzeri gibi olan bir tasarımı tanımayabilir. Üstelik eğer etiketleme düzgün yapılmamışsa, içeriğini okuması imkansız hale gelir. Bunun tek çözümü, ekran okuyucunun değil, sistemin nesneleri kullanıcıya ekran okuyucu ile bildirmesi. Bu olana kadar en iyi çözüm, var olanı kullanmak. Bazı kontroller de buna dahil. Sürgüler ve diğer etkileşim kontrollerini aralarında sayabiliriz.

 

  • Sakın ola ki, körlere özel konuşan saat gibi bir şey yapmayın. Bunun yerine Neden keyif alıyorsanız onu tasarlayın. Emin olun, bunu erişilebilirlik yönünden genişletmek çok zor değildir.

 

  • Burada android işletim sistemine yönelik bir parantez gerekiyor. Cümlenin neresine açsak acaba ya?

TalkBack, Google’un gelişimine destek verdiği Android ekran okuyucusudur. Kendisi böyle ama bu arkadaş düğmelerden pek hoşlanmaz. Bir arayüzde çok fazla düğme varsa, TalkBack’ın o düğmenin kimliğini tanımaya yönelik hamleleri yüzünden, odak hareketleri bozulur. Özel bir durum gerekmediği sürece, herşeyi buton ile çağrılabilir hale getirmeyin. Yani “saat kaç?” düğmesine basıldığında saati söylemek yerine, saat bilgisi ekranda tutulabilir. Aslında gitmeye çalıştığım nokta şu, Her bilgiyi düğme altına saklamayın. TalkBack sadece buton okuyabilen bir ekran okuyucu değildir. Sadece, o düğmeyi oraya koymasak olur muydu? Sorusunu kendinize sorun.

 

  • TabBar bir mobil uygulamanın en süper tasarım biçimlerinden biridir. Fonksiyonları gruplandırabilir, bu fonksiyonların bilgilerini güncelleyebilir veya kullanıcıya bir alet çantası sunabilirsiniz. Bunu zaten biliyorsunuz. Ben niye anlattım? TabBar aslında çok faydalı bir nesne olmasına rağmen, bazen ekran okuyucuların kendi üzerinde kilitli kalmasına sebep olur. O yüzden ekran okuyucular için odak taşıma kodlarını alıp, size şikayet geldiğinde kullanın. Şikayet geldiğinde çünkü; her zaman gerekmez. Ek olarak, görsel olarak TabBar olup da, nesne bilgisi girilmemiş bir kontrol tasarlamak bu sorunu bazen çözer. Geri kalanına ya da ne olacağına siz çalışarak karar verebilirsiniz. TabBar ile aktif edilen bir sayfanın başlığına bir şeyler koyarken, lütfen içerisine de bir şeyler koyun. Ekran okuyucular hiyerarşik olarak içeriği sıralarken, davranışsal olarak sayfa içeriğini bulmaya çalışır. bulamazsa odağı StatusBar veya TabBar’a kilitleyebilir.

 

  • Reyonlara dizilmiş ürünleri ve havalı fiyat etiketleri ile listelenen bir E-Ticaret sitesinin, raflarının sıralama biçimleri ekran okuyucu için önemli değildir. Ekran okuyucular, İçeriği hiyerarşik olarak sıralar. Sadece sizin yapmanız gereken ona biraz yardımcı olmak. İçeriklerinizi niteleyen etiketler, içerik başlangıcını belirten başlıklar, içerik sınırlarını belirleyen çerçeve benzeri nesneler kullanmak, ekran okuyucunun ve kullanıcısının, gece ve gündüzün arasındaki ince çizgiyi bulmasına yardımcı olur.

Açılan her bir içerik alanı için başlık veya ona özel bir kontrol bulundurmalısınız.

 

  • Dinleyerek etkileşimde bulunmak çok farklıdır. Arayüz mesajlarının tamamı doğru yönlendirmeli. İçinden çıkan kitapçıkları gitgide incelten ürün geliştiricilerinin buna dikkat etmesi günden güne önemli bir hal almış durumda.

 

  • Tablo görünümü çoğu yardımcı uygulama için sıkıntılı bir durumdur. Tablo görünümündeki bir içeriği gözden geçirmek herhangi bir sıkıntılı durum meydana getirmez. Daha çok bu içerikle etkileşimde bulunmak gerektiğinde, Yardımcı teknolojiler çok rahat edemez. Bu durumda, etkileşim sağlayan kontrollerin tamamının, amacına uygun etiketlenmesi önemlidir. “Adınız neydi”?

 

  • Renk filtreleri uygulayarak, web sitenizi ve uygulamanızı test edin. Böylece ana içeriğinizin hala kullanılabilir olduğundan emin olabilirsiniz.

 

Editörün notu

 

Gene bir ton yazdık, çizdik. Bu serinin geri kalanını sürdürebilecek kadar elimde not kalmadığını görüyorum. Aklıma fikir geldikçe bu seriye ekleme yapmam mümkün. Sizlerin de fikirleri varsa, İletişim sayfamız üzerinden göndermekten ve yorum bölümünden fikirlerimiz hakkında düşüncelerinizi iletmekten çekinmeyin. Sizlerden gelen notların da bu serinin gelecek bölümlerini oluşturmama yardım edeceğini itiraf etmeliyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir