Kategoriler
geliştiriciye yönelik Genel Kullanıcı deneyimi (User Experience UX)

Erişilebilir Mobil Uygulama oluşturma, Bu nasıl, Bu neden?

Bu girişi yeniden yazmak gerekir; çünkü biz makaleyi tamamen kendimiz yazmadık. Birebir çeviri yerine, makalenin ruhunu mümkün olduğunca koruyan bir Türkçe uyarlamasını ortaya koyduk. Orijinal aslında bulunan bazı ifade biçimleri hem kültür, hem de konuşma dilinin yapısındaki farklardan dolayı ya Türkçe de, ya da Türkiye de karşılığı olmayan şeylerdi. Bizim yorumumuzu okumak için sizi davet ediyoruz.

 

 Makalenin İngilizce orijinal aslını:

How to create an accessible app (and why you should) | by Caspar Geerlings | Oberon

Yukarıya bıraktığımız linkten okuyabilirsiniz.Devasa bir mobil ekranda bir düğmeye ulaşmak için merdiven kullanan kullanıcı ile Erişilebilir olmayan uygulamaların getirdiği zorluk tasbir ediliyor.

Neden erişilebilirlik, Neyi anlamak gerekir, hedef ne sorularına cevap arıyorsanız bunu burada bulmanızı umuyoruz.

Birçok Kullanıcı Deneyimi tasarımcısı ve uygulama geliştiricisi, erişilebilirliği sahip olmak istedikleri güzel bir nitelik olarak görürler; ancak çoğunun yine de bunu sık sık göz ardı ettiğini görürsünüz. Erişilebilirlik bir lütuf değildir; fikrinizin doğuşundan uygulamanın markete çıktığı âna kadar geçen süreçte sahip olması gereken temel bir yapı taşıdır. Orijinal alıntıda da olan bir tümce ile başlayalım.

“Engelli herkes için her şeyi erişilebilir hale getirmeliyiz.”

Stevie Wonder

 

Erişilebilirliğin Önemi

Nedenini ve nasılını sorgulamadan önce, ne ifade ettiğini anlatmak yerinde olacaktır.

Dünya nüfusunun yaklaşık %15’i bir yeti kaybına sahiptir. Mobil uygulamalar günlük hayatımızda giderek daha fazla önemli bir rol oynadığından, yaklaşık her 7 kişiden 1’inin diğer uygulama kullanıcılarının elde ettiği deneyime ulaşamadığını düşünmek tuhaftır, ama gerçektir.

Erişilebilirliğin mobil uygulama geliştirmede isteğe bağlı bir seçim olduğunu düşünmek yaygın bir yanılgıdır. Hem Android hem de iOS platformları, geliştiricilere engelli olanlar da dahil olmak üzere tüm kullanıcılar için erişilebilir bir kullanıcı deneyimi oluşturmalarına yardımcı olacak erişilebilirlik araçları sunar. Ayrıca, sadece engelliler iyi erişilebilirlik geliştirmelerinden yararlanmıyor: Siri ve Alexa gibi sesli asistanlar her yerde; hatta dokunsal geri bildirim (örneğin titreşimler) Google’ın Materyal Tasarımı yönergelerinin bir parçası. Bazı kişiler, bir mobil cihaza dokunmak zorunda kalmadan araba kullanırken veya çamaşır yıkarken bir uygulamada gezinmek isteyebilir. Bebeği ile birlikte hareket eden bir ebeveyn, tekerlekli sandalye kullanan ve ellerini kullanamayan bir kişi ile geçici olarak da olsa aynı deneyime sahiptir.

Etik olarak, daha kapsayıcı bir tutum ile kullanıcı tabanınızı genişletebilirsiniz. Meseleye iş dünyasının sevdiği yönden bakıldığında, ek olarak kullanıcıların% 15’ini hedeflemek çok mantıklı. Son olarak, devlet kurumları tüm vatandaşları için eşit erişimi garanti altına alan yasa ve yönetmelikleri yürürlüğe koyuyor.

Erişilebilirlik uygulamaları bu kadar olumlu etkiliyorsa, neden bu kadar sık göz ardı edilir? Bunun birkaç nedeni var.

Hem Android hem de iOS her geçen gün gelişen bir ekosistemdir. Bunun erişilebilirlik için anlamı bu platformlar gelişirken, yeni erişilebilirlik özellikleri de kazanırlar. Birçok erişilebilirlik metodu hali hazırda geliştiriciler tarafından kullanılabilir, ancak yine de her yeni ihtiyaca yanıt vermek için geliştirilmeye devam edilir. Geliştiriciler tarafından basitçe uygulanabilir olsalar bile, erişilebilirlik metodlarını doğru ve etkin bir biçimde uygulamak biraz pratik gerektirir ve bu yalnızca geliştirici tarafıdır. Kullanıcı Deneyimi Tasarımcılarına düşen rolden bahsetmedik bile. Genellikle erişilebilirlik konusunda bir deneyime sahip değillerdir, bu da tasarımı ve testi zorlaştırır. Son olarak, web için Web İçeriği Erişilebilirlik Yönergelerinin (WCAG) aksine, mobil uygulamalar için erişilebilirlik standartlarının tanımı ve yönergeleri net bir biçimde ortaya konulmamıştır.

 

Erişilebilirliği Anlama

Erişilebilirliğin öneminden bahsettim; ancak erişilebilirlik tam olarak nedir? Basit bir deyişle, erişilebilirlik, engelli kullanıcılar için ürünlerin tam olarak erişilebilir olması için nasıl tasarlanması gerektiğini açıklar. Engel türlerinin veya yeti kayıplarının birçok farklı türü vardır; bu nedenle mobil uygulama deneyimini doğrudan etkileyenlerin üzerinde duracağım.

 

Görsel Kayıp

Renk Körlüğü, kısmi görüş alanı kaybı veya tam körlük, görme kayıplarından bir kısmıdır. Bu tip görsel kayıp yaşayan kullanıcılar, erişilebilirlik geliştirmelerinin uygulanmadığı ekranlarda ciddi zorluk yaşarlar.

Erişilebilirlik bağlamında, genel olarak ekran okuyucu adı verilen bir yazılım, sesli olarak eksik olan görsel bilgiyi tanımlayarak; Ekran büyütme yazılımı, içeriğin bir kısmını veya ekranın tamamını büyüterek; Renk filtreleri ise, görmeyi zorlaştıran ara renk tonları kaldırarak deneyimi tamamlamaya çalışır.

İşitsel Kayıp

Bir kullanıcı, ister sağır olsun, ister küçük işitme engeli olsun, ister belirli bir aralıktaki sesleri duymakta güçlük çekiyor olsun, iyi bir kullanıcı deneyimini sağlamanın her zaman bir yolu vardır. Videolar ve ses parçaları isteğe bağlı olarak açılabilen metin açıklamaları veya altyazılarla geliştirilebilir.

Hareket Kısıtlılıkları

Motor becerilerinde kayıp olan kişiler, bir mobil uygulamada gezinirken sorunlarla karşılaşabilirler. Kullanıcının yanlışlıkla da olsa, yapamayacağı bir harekete mecbur bırakmamak için dokunma, kaydırma ve buna benzer hareketlere ve bunların kombinasyonlarına bağlı eylemler için alternatifler ve özelleştirme seçenekleri olmalıdır. Gene aynı nedenle, kullanıcının uygulamadaki deneyimini kısıtlamamak için belli bir dokunma, tıklama ve kaydırma hareketi bir şeyi etkinleştirmek için zorunlu bir eylem olmamalı. Hem Android hem de iOS, kullanıcılara sık kullanılan ifadeler veya sözcükler arasından hızlıca seçme veya kısa yol atama; ekrana tıklama, çoklu parmak hareketleri için her parmağı tek tek koyma ve kaydırma hareketinin hassasiyetini ayarlamak gibi seçenekler sunar. Düğmelerin ve uygulamalardaki diğer dokunulabilir kontrollerin boyutu daha rahat dokunabilmek için özelleştirilebilir.

Tüm bunlara ek olarak, cihazları ile etkileşime geçebilmeleri için kullanıcılara oldukça farklı alternatifler sunulur. Kafa ve Göz hareketleri ile yönetilebilen sistemler gibi.

 

Okuryazarlık

Erişilebilirliğin genellikle gözden kaçan bir yönü, (Nitel) temel okuma yazma bilmeme ve (nicel) dijital okuma yazma bilmeme gibi öğrenme dezavantajı olan kişiler için erişilebilirliktir. Bu sadece gelişmekte olan ülkelerin bir sorunu değil. Hollanda hükümeti, 18 ila 65 yaşları arasındaki her 9 vatandaşından 1’inin okuma ve yazmada zorluk çektiğini tahmin ediyor. ABD Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi, 2003 yılında yapılan bir ankette, her 7 vatandaşta 1’inin temel düzeyde, 5’te 1’inin ise temel ve nicel okuryazarlık seviyesinin altında olduğunu ortaya koymuştur. Uygulamalar, kültürel olarak tanıdık ikonlar ile desteklenen, basit ve kısa cümleler kullanarak bu kullanıcılara daha iyi hizmet verebilir. Sesli geri bildirim de bir seçenektir. Daha önce belirtilen Kayıpların herhangi biri için erişilebilirlik çözümlerini uygulamak, bir uygulamayı tamamen ve kalıcı erişilebilir hale getirmek için yeterli değildir. İdeal olarak, herkesin iyi bir kullanıcı deneyimi yaşayabilmesini sağlamak için bir mobil uygulama tasarlarken ve geliştirirken tüm hususlar göz önünde bulundurulmalıdır.

“Erişilebilirlik, herkesin potansiyeline ulaşmamızı sağlar.”

Debra Ruh

 

En İyi Seçimler

Artık farklı engellere aşina olduğumuza göre, erişilebilirliği artırmak için olası çözümlere bakmanın zamanı geldi.

En önemli yönlerden biri tutarlılıktır. Tutarlılık her zaman önemli bir UX kuralıdır, ancak engelli kullanıcılar için işin temelidir. Örneğin, ekranı göremediğinizde tutarsız bir şekilde yerleştirilmiş bir ana ekran düğmesini bulmak daha da zordur. Sadece ekranlar üzerindeki tutarlılıktan bahsetmiyoruz, bütün ara yüzde ve bağlamsal içeriklerdeki tutarlı bir deneyimden bahsediyoruz. Görme, dokunma veya işitme duyularını kullanarak her kullanıcı aynı deneyime ulaşabilmelidir.

Not: Erişilebilirlik geliştirmelerinin, engellilerin mobil uygulama deneyimlerini iyileştirdiği gerçeğini unutmayın. Bu yüzden bu tür geliştirmeleri ilgili odak kitle için yapın. Bir şeyleri süslemek amacıyla değil. Yanlış geliştirme deneyimi bozabilir.

 

Gezinti

Düğmeler ve URL’ler ekranınızın içeriğiyle doğrudan aynı hizada ve görsellikte olmamalıdır. Bunun yerine, eylemler metinden ayrı olarak açıkça işaretlenmelidir. Metin stilini değiştirmek (örneğin altı çizili/kalın) eylemi netleştirecektir. Tutarlılıktan daha önce bahsetsek te uygulama içi dolaşım konusuna ekstra vurgu yapmak isterim. Bilişsel sınırlamaları olan kullanıcılar tutarlı bir düzenden fayda görecektir. Her hangi bir mobil uygulama Google’ın Materyal Tasarımı yönergelerini veya Apple’ın İnsan Arayüzü Yönergelerini karşıladığında, tamamen kör kullanıcıların dahi, çok fazla yönlendirici ögeleri kullanmaya gerek kalmadan uygulama düzenine hemen adapte olması mümkündür.

Ciddi önem verilmesi gereken noktalardan biri, kullanıcı ara yüz düğmelerinden birine tıkladığında, uygulamanın dışında bir yere gidecekse önceden eylem öncesinde uyarmak gerekir. Bu etiket, (kredi notumu hesapla, sizi xxyy.com’a yönlendirir) yerine; (“Kredi notumu hesapla” butonuna basıldıktan sonra çıkacak uyarı ekranında “bunun için xxyy.com’a yönlendirileceksiniz. Devam etmek istiyor musunuz?” şeklinde olması daha doğru bir seçimdir. Kullanıcıların uygulamanızı yanlışlıkla kapatmasını asla istemezsiniz sonuçta. Gerek dinlerken, gerekse okurken eylem ve adımın sonucu aynı anda verildiğinde, kullanıcılar eyleme odaklanıp, adımın sonucunu görmezden gelme eğilimindedir.

 

Arayüz

Akılda tutulması gereken önemli bir husus, mobil uygulamanızın farklı çözünürlüklerde görüntülenebilmesidir. Kullanıcılar% 200’e kadar yakınlaştırma seçeneğine sahiptir. İyi bir kullanıcı deneyiminin elde edildiğinden emin olmak için uygulamanızın farklı çözünürlüklerde test edilmesi gerekir.

Renk işleme önemli bir faktördür. Ön plan ve arka plan arasında net bir kontrast olmalıdır. Açık renkli bir metni beyaz bir zemine veya koyu renkli bir metni siyah bir zemine yerleştirdiğimizi düşünelim. Ortaya çıkan şey çoğu kullanıcı için okuması sadece biraz zorlayıcıdır; ancak görme kaybı olan bazı kullanıcılar için mümkün olmayan bir iş olabilir. Bunu denemek için işletim sisteminizin erişilebilirlik ayarlarında ekranınızı yüksek karşıtlık moduna alarak, bütün ara renklerin aradan çıkarıldığı bir görsel deneyimi elde edip, bahsettiğimiz örneklere yakın şeylere ekranınızda bakmayı deneyin.

 

İçerik

Sunulan içeriğe gelince, yüksek karşıtlığa ek olarak, metnin yazı tipi stili de dikkate alınması gereken bir şeydir. Süslü bir yazı tipi bazılarına çekici gelse de diğerleri için okunamaz olabilir. El yazısı veya kıvrımlı yazı tipleri kullanırken dikkatli olun. Şüpheye düştüğünüzde, lütfen daha önce bahsedilen yönergelerde kullanılan yazı tipine karşılık gelen önerilen veya varsayılan yazı tipini kullanın.

Bir uygulama erişilebilirlik için uyarlanırken görüntüler kullanıcı deneyimini bozan unsurlar olduğu için dikkatlice ele alınmalıdır. görseller dekoratif amaçlı kullanılmıyorsa; görseller için alternatif metin açıklamalar sağlamalısınız. Bu şekilde, görme düzeylerinde farklılıklar olan kullanıcılar, cihazlarındaki metni sese çevirebilen ekran okuyucular sayesinde, diğerleriyle aynı kullanıcı deneyimini elde edebilir. Seçtiğiniz resim açıklamaları görüntüde neler olduğunu net bir biçimde karmaşık olmayan cümleler ile açıklamalıdır. Ek olarak bir Görselin içerikle nasıl ilişkili olduğunu da açıklayabilirler. Şansınız varsa, yukarıdaki görselin üzerine ekran okuyucu ile odaklanıp, bunu deneyin. Ancak bir açıklama metni, görselin etrafındaki başlık ve diğer açıklamalar ile aynı şeyleri tekrarlamamalıdır. Kısa bir süre sonra tekrarlanan ifadeler kullanıcının kafasını karıştırabilir veya bir hata olarak karşımıza çıkabilir. Kullandığınız görselin içeriğe bir katkı sunmasından çok dekoratif amaçlı görseller ise, erişilebilirlik araçları tarafından yok sayılması seçeneğini düşünebilirsiniz.

Video ve ses içeriği de erişilebilirlik için uyarlanmalıdır. Tüm medya oynatıcı kontrolleri herkes tarafından kullanılabilir olmalıdır. Örneğin, işitme engelli kullanıcıların oynatılan ortamın ses düzeyini değiştirebilmesi gerekir. Ve sesi açmanın yetersiz olduğu durumlar için, bir video veya ses içeren bir mesaj iletildiğinde Metin tabanlı açıklamalar işin ayrılmaz bir parçasıdır.

Hiç Youtube videolarının bazılarında, altyazı açıkken, alkış, müzik nefes, köpek sesi gibi açıklamalara denk geldiniz mi? Bunu bir deneyin.

 

Test Etmek

Tüm profesyonel yazılım ürünleri, ürünün hedeflenen kalitesini sağlamak için geliştirme sürecinde ve dağıtımdan önce kapsamlı bir şekilde test edilirler. Mobil uygulama için erişilebilirlik söz konusu olduğunda, bir tarama aracı erişilebilirlik geliştirmelerinin doğru uygulanıp uygulanmadığını denetleyemez. Ancak engelli kişilerin deneyime dahil olabildiklerinden emin olmak için engelli bir beta grubu toplamanız önerilir. Sivil toplum kuruluşları ve bazı aracı organizasyonlar bu test grubu toparlamak için yardımcı olurlar.

 

Android ve iOS arasındaki temel farklar

Tüm mobil platformlar için temel erişilebilirlik gereksinimleri ve araçları ortaktır. Doğru kullanıcı arayüzü ve tasarım seçimleri bir yazılımın herkes için erişilebilir hale getirmesi beklenir;. Buna karşın, gene de her platformun kendine özgün erişilebilirlik çözümleri de vardır. Bu bölümde, iki büyük mobil platform arasındaki temel farklar açıklanmıştır.

Ekran okuyucular

Görme kaybı veya öğrenme güçlüğü olan kullanıcıların aynı verilere erişebilmesini sağlamak için, ekran okuyucular genellikle metni konuşmaya dönüştürmek için kullanılır. Bu şekilde, kullanıcılar içeriği okumak yerine duyabilirler. Ekran okuyucular platforma özgüdür. Android, Google Voice Assistant (daha önce TalkBack) sunarken, iOS VoiceOver sunar. Ekran okuyucular tüm kullanıcı arabirimini element olarak değerlendirir. Gezinme hareketleri kullanarak bu elementler arasında gezinilebilir.  O an seçilen her element yüksek sesle okunur. Varsayılan olarak, bu elementlerin hiyerarşisi soldan sağa ve yukarıdan aşağıya olacak şekilde sıralayan bir konumlandırmaya dayanır. Bu bütün bir ekranı metin belgesi okuyormuş izlenimi veren bir davranıştır. Gezinmek için kullanılan hareketler her iki platform için de oldukça benzerdir.

Buna karşın, ekran okuyucuların kendilerine özgün ek yetenekleri vardır. VoiceOver seçili olan elementin çevresindeki ilişkili eylemleri, o eylem ile ilgili bir dizi eylem listesi oluşturmayı destekleyen bir fonksiyon ile kullanmaya izin verir. Örneğim: Bir alışveriş uygulamasında, bir ürünün üzerine geldiğinizi düşünelim, eylem listesine de, sepete ekle, adet artır, favorilere ekle gibi eylemleri eklediğinizi düşünün. Odaklanılan ürünün üzerinde parmağınızı aşağı yukarı kaydırarak bu eylemlerden birini seçip, çift tıklayarak etkinleştirebilirsiniz. Böylece, öge ile ilişkili diğer butonları ekran okuyucudan gizleyip, ekran okuyucu kullanıcısının daha az hareket ile daha fazla ürünü dolaşmasını sağlayabilirsiniz.

Android ise, 3rd ekran okuyucu yazılımlarına, üstelik farklı üreticilerin dahi kendi geliştirdikleri ekran okuyuculara sahiptir.

Diğer Farklar

İOS, yerleşik olarak birçok erişilebilirlik özelliğini taşır, Android ise, üreticiden üreticiye değişiklik göstermek ile birlikte; sunulan tüm özellikleri cihazda taşımaz. Sadece ekran okuyucu, büyütme karşıt renkler ve işitme cihazı desteğini içinde taşır.

Bu farklar listesini zamanla güncellemeyi planlıyoruz.

 

Erişilebilirlik ve Regülasyonlar

AB, düzenlemelerle erişilebilirliği zorunlu kılmanın yollarını tartışıyor. Avrupa Erişilebilirlik Yasası, hizmet ve ürünler için erişilebilirliği artırmayı amaçlayan bir yasa teklifidir. Bu yasa tam olarak onaylanır onaylanmaz, Avrupa Birliği’nin engelli insanlara fayda sağlayacak açık kurallar getirmek için üç yılı olacak.

Bu nedenle, ürününüz için eşit bir deneyim sağlamak sadece etik bir şey değildir, aynı zamanda kendinizi yasal olarak yaptırımlara maruz kalmamak için de tercih edebilirsiniz. Uluslararası bir iş modeli ve ürüne sahipseniz, ulaşmış olduğunuz herhangi bir bölgenin erişilebilirlik ile ilgili yaptırımları olabilir. Birçok bölge de, henüz bir gelecek planı veya vizyon manifestosu olarak ortaya konulmuş olsa da, bu makaleyi okumuş olduğunuz gelecekte; yasallaşmış bir regülasyonlar bütününe sahip olabilirler.

Sonuç

Erişilebilirliği göz önünde bulundurup bir mobil uygulama geliştirerek, tüm kullanıcılara iyi bir kullanıcı deneyimi sunabileceksiniz. Erişilebilirlik, çok çeşitli potansiyel finansal, ahlaki ve yasal avantajlarla birlikte gelir. Hem Android hem de iOS platformları, erişilebilirlik çözümlerini uygulamanıza dahil etmek için çeşitli araçlar sunar. Erişilebilirlik kavramını göz ardı etmek için temel olarak meşru bir neden yoktur.

Erişilebilirlik sadece bir özellik değildir. Her mobil uygulama için bir zorunluluktur. Bu zorunluluğu, sorumluluğunuzun değil, iş yapış biçiminizin bir parçası ve ürününüzün katma değeri olarak düşünebilirsiniz. Sosyalliğe karşı sorumluluğunuzdan ziyade, güvenlik, performans ve sürdürülebilirlik kadar erişilebilirlik te sosyalliğe sunduğunuz ürünün parçasıdır. Sosyalliğin parçası olan, erişilebilirlik gereksinimlerinin etkilediği bireyle, birlikte yaşamanın gerektirdiği eşit deneyimi sizden daima talep ederler. Talep ile harekete geçen herkesten önce, herkes için erişilebilir bir deneyim sunduğunuzda sadık bir müşteri kitleniz olacaktır.

 

 

Bahsi Geçenler ve Faydalanabileceğiniz Diğer Kaynaklar

Materyal Tasarım Yönergeleri Genel Bakış (İngilizce)

Apple İnsan Arayüz Etkileşim Tasarımı Yönergeleri (İngilizce)

Microsoft Akıcı Tasarım (İNgilizce)

Web İçerikleri Erişilebilirlik Yönergeleri (İngilizce)

Erişilebilirlik Üstüne Akııl Yürütmece

Ekran Okuyucuların Nesneleri Nasıl Yönettiğine Dair

Ekran Okuyucuların Nesneleri Sıralama Metodlarına Yönelik

Avrupa Engelli Hakları Stratesijisi 2021-2030

Türkiye 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir