Ekran okuyucular ışığında 1: nesneler

Spread the love

Merhaba ziyaretçi! 🙂 (gülen yüz)

 

Ekran okuyucular konusunu derinlemesine ele almanın zamanı geldi. Bir şekilde bu deneyime değindik ama; biliyorum ki tam olarak anlaşılabilmesi için daha fazlası gerekiyor. Öyleyse başlayalım!

  Ekran okuyucular ve nesne dedektifliği

Mevzu tam olarak bu değil. Birçok ekran okuyucu kullanıcısı bu başlıktan dolayı beni yadırgayabilir; fakat bazı şeylerin daha iyi anlaşılabilmesi için ilginç şeyler gerekli değil mi?

Daha önce bahsettiğim gibi, ekran okuyucular komut verildiğinde odaklanılan nesnenin etiketini, bir ses sentezleyici ya da Braille ekran kullanarak kullanıcıya iletir. Bunun için bir doğrudan etkileşim yöntemi değil demiştim. Neden olmadığını burada anlayabilirsiniz. Benim açıklamam ise şöyle olacak: doğrudan etkileşim için, etkileşim noktalarından hiçbirine dolaylı yoldan ulaşmıyor olmanız gerekir. Burada etkileşim noktalarından birine; yani nesneye dolaylı bir yoldan erişiyorsunuz.

Tüm bunlar düşünüldüğünde, sonuçta dinleyerek nerede olduğunuza karar vermeniz gerekir. İşte bu etkileşim için, dinleme hızınızın önemli olduğu anlamına gelir. Bu yüzden birçok görme engellinin ekran okuyucusu, normal konuşma hızının 2 hatta 3 katı daha hızlı konuşur.

Ekran okuyucusu etkileşimi sağlayabilmek için, nesneleri şekilleri ile değil, metinsel isimlendirmeleri ya da alternatif açıklamalarını kullanmak zorundadır. Kavramsal haritanın sağlanabilmesi için, sarı büyük kapı yerine, 1 numaralı kapı denilmesi daha uygundur değil mi? Bu kavramsal anlatımın sözel dolayısı ile metin odaklı etiketlendirilmesi işlemi, dos ortamlarından, MUI ara yüzlere geçiş süresi boyunca birçok kilometre taşını atlamak zorunda kaldı. Bazen takıldı, bazense bunlara akılcı yöntemler sayesinde çözümler getirildi.

Önce şu noktada anlaşmanız gerekir. Ekran okuyucu kültürünü anlamak için, ekranın sol üst tarafı, ortasındaki kare gibi yerleşim ve nesneye dayalı kavramlar yerine; düğme, onay kutusu, başlık gibi arayız nesnelerine odaklanmamız gerekir.

Yerleşim yerine nesnenin kendisinin daha önemli olduğu bir dünyaya hoş geldiniz!

Zaten buraya kadar söylediklerimden sonra birçok kişi bir şeyler anlamıştır. Ben genelde anlatmaya devam ediyorum.

Ekran okuyucular için, o nesnenin yerleşiminden çok kendisi önemlidir demiştik. Devam ettiğimizde, bir web sayfasını konu mankeni olarak kullanacağız ve canlı örnekler ile ilerlemeye çalışacağım.

arama

 

 

GoogleDa ekran okuyucu aratılarak alınmış ekran alıntısı

Yukarıdaki görselde gösterilen sayfa normal bir kullanıcı için, grafiksel şekilleri ile anlaşılabilir durumdayken, yardımcı teknolojiler ve kullanıcıları için nesneleri önemlidir.

Aslında normal kullanıcılar da bu mantık üzerinden hareket edebilir. Arama sonuçlarını temsil eden sayfalar, başlıklar ile simgelenmiş durumda. Buradaki başlıklar, zaman kazanmak isteyen bir ekran okuyucu kullanıcısı için önemli atlama noktalarıdır.

Ekran okuyucular bu sayfayı nesnelerini analiz ederek sanal bir göz atma metodu üzerinden kullanıcıya sunar. Bu sunum ya ekran okuyucunun ekran kartından aldığı dinamik bellek üzerinde oluşturulan sanal bellek ile yapılır; ya da doğrudan arayız üzerinde algoritmaya göre dolaşmayı sağlayarak yapılır. Aslında ekran okuyucuyu, bize bilgisayar üzerinde bulduklarıyla sunum yapan bir yardımcı asistan olarak değerlendirebiliriz. Hiyerarşik sıralamaya göre bu sayfada ilk sırada olan nesne, GMail sayfasına giden linktir. Böylelikle hiyerarşik sıralamayı daha rahat anlayabilirsiniz.

Asistanımızın bazı zorluklarına geçmeden önce, sunduğu bazı kolaylıkları inceleyelim. Bir web görünümünde bulunan başlık, link vs. nesneler için ekran okuyucular özel bir tarama moduna sahihtir. Bu mod sayesinde, “h” harfine basarak sayfadaki bir sonraki başlığa, “shift+h” ile bir önceki başlığa ulaşabiliriz. Daha da ileriye gidersek, bir listeleyici yardımıyla sayfadaki tüm başlıkları ya da linkleri listeleyebilir, bunların üzerinde özgürce dolaşıp istediğimize tıklayabiliriz.

listeleyici

 

Yukarıdaki sayfada insert+f7 yapıldıktan sonra çıkan ekranın alıntısı

Yukarıda bir alıntısını gördüğünüz arayız de, bağlantılardan yapılmış bir listeyi ve nelerin listeleneceğini değiştirebileceğim bir kontrol görüyor olmanız gerekir. Bu yöntemin sadece web görünümünde değil, işletim sisteminin tüm ara yüzlerinde kullanılabileceğine dair inançlar ve denemeler mevcut.

Bir ekran okuyucu, iletişim kurduğu teknolojiler itibariyle, metin etiketler üretmelidir ya da metin alternatif açıklamaları bulmak zorundadır. Sonuçta bir tts’ye grafik için açıklama ürettiremezsiniz, ya da standardı 6 nokta olan bir fiziksel alfabe ile grafik üretemezsiniz. Üretseniz bile bunu bir doğrudan iletişim modeli olarak kullanmak, şu anki teknoloji ile oldukça pahalı. Peki ya burada neler oluyor? İdeal bir dünya da bunun zor olmadığını düşündüğünüzü hissediyorum.

Aslında halen 25/80 dos ekranında çalışıyor olsaydık, size bende keyifle katılabilirdim. Neva ki, teknoloji ile beraber, bütün kavramların neredeyse emojiler veya simgelerden oluştuğu bir arayız nesneleri ve doğal etkileşim yöntemleri ile karşı karşıyayız. Bunca karmaşa içinde, bu asistan bize derdini nasıl anlatıyor dersiniz?

Önce şunda anlaşalım, maalesef karşılaştığımız tüm sorunların bir çözümü henüz mevcut değil. Birçok alanda sonradan yamayarak erişilebilirliği genişletiyoruz.

Programlama aşamasındaki bazı önlemler:

Yazılım geliştiriciler ve programlama dili geliştiricileri, editörlerinde ve programlama dillerinde son zamanlarda yeni bir etiket sistemi görmeye başladılar. Dahil ettikleri her nesne ile beraber, erişilebilirlik etiketi, erişilebilirlik rengi gibi nitelikler. Bu nitelikler ara yüzün bütünlüğünü bozmadan, nesnelere sadece yardımcı teknolojileri ürünlerinin algıladığı yan belirteçler eklemeyi sağlıyor. Böylece hiçbir etiket eklemediğiniz bir düğme için bile ekran okuyucuların görebileceği şekilde tasarım yapmış oluyorsunuz. Şu günlerde bütün ara yüzü böyle nesnelerden oluşturmak pek akıllıca ya da sezgisel olarak görülmüyor. O zaman şunu bilmeniz gerekir. Gerçekten güzel olan her zaman güzeldir. Bir nesnenin etiketlerini ve görselini tam olarak ekliyorsanız, zaten ekran okuyucular tarafından algılanacaktır.

El ile ya da otomatik tanımlama yöntemleri:

Son zamanlarda yapay zekâ ile, ekran okuyucunun odaklanmış olduğu herhangi bir nesne nesne tanımlama teknolojisi ile kullanıcıya bildirilmeye başlandı. Bu daha çok açıklaması eklenmemiş görseller, resim karakterli metinler için ve bazı etiketsiz ara yüzler için kullanılıyor. Bu fikrin ilk doğuşu, tamamen resimler ile oluşturulmuş metinler ve ara yüzler üzerinde ocr yaparak erişilebilirliği genişletmektir. Buradan hareketle fotoğrafı çekilerek yayınlanan belgelerin ekran okuyucular tarafından doğrudan okunmasının mümkün olmadığını düşünebilirsiniz. Ne deyim, haklısınız.

Birde bazı ekran okuyucularda nesneleri el ile etiketleme yöntemi mevcuttur. Bu yöntem ara yüzde piksel olarak yakalanabilen nesneler için, ekran okuyucu kayıtlarında değerlendirilmek üzere bir alternatif açıklama oluşturmadır. Örneğim, sadece grafiksel olarak etiketlenmiş ayarlar düğmesini simgeleyen İngiliz anahtarı için “ayarlar” olarak etiketlenmesi. Bu ancak, arayız ekran çözünürlüğünün uyumlu olması durumunda tekrar kullanılabilir. En gerekli koşul, piksel haritasında ortalama sapma değişmemelidir. Ortalama sapma değişiyorsa ve ekran okuyucu o nesneyi aynı pikselde bulamıyorsa, ya da bir şekilde o nesnenin kimliğini eşleştiremiyorsa etiket geçersizdir.

Siz siz olun, lütfen nesnelerinizi kendiniz etiketleyin olur mu?

Kaynaklar:

https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&ved=0ahUKEwjFmpHJm97UAhWBXBoKHbLyAhUQFggmMAA&url=https%3A%2F%2Fdeveloper.microsoft.com%2Fen-us%2Fwindows%2Faccessible-apps&usg=AFQjCNEFrlyXRotKAD3qb9nNonYDVgoSrw

https://developers.google.com/web/fundamentals/accessibility/

https://developer.apple.com/accessibility/

Açık kaynak kodlu bir ekran Okuyucu’nun github profili için:

https://github.com/nvaccess/nvda

 

“Ekran okuyucular ışığında 1: nesneler” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir