Piyasaya mı çıkacaksınız | 1. Raporlama

Aşağıdaki satırların içerdiklerini, farklı dil ve farklı anlayış seviyelerine göre anlatan birçok yerde okuyabilirsiniz. Bunu biliyoruz zaten. Asıl çözümün erişilebilirlik rehberleri olmadığının da farkındayım. Bu makalenin asıl hazırlanma sebebi, kullanıcı deneyimi için bir hızlı bakış notları oluşturmaktır. Bunu da söylemeden geçmeyelim, yazılımcılık eğitimlerinden biri kullanıcı deneyimi ve kullanıcı deneyimi için kapsayıcı tasarımın önemini vurgulayan bir dal olmadığı sürece, dünya üzerinde tüm konuşulan dillerde bu kılavuzu bulmaya çalışmak gerekecek.
Bu kılavuzlar çoğu zaman bizzat sağlayıcıların yanı sıra kullanıcı deneyimine gönüllü ya da profesyonelce bulaşanlar tarafından hazırlanır ve değişiklik, revizyon, güncelleme eylemlerinden birine, herhangi bir zamanda maruz kalabilir. Bu yüzden buna benzer notları kimden okuduysanız onu takip etmenizi ve gerekirse birebir destek almanızı tavsiye ederiz.
Okumaya devam et “Piyasaya mı çıkacaksınız | 1. Raporlama”

Windows 10 lisans bilmecesi

Windows 10 Bazı şeyler için kökten değişiklik getirdi. Elimizin altında, Sürekli açık ve deneyimin bütünlüğü için sunucusu ile daha çok iletişim içinde olan bir Windows sürümü var. Bu durum bazı eskiden kalan sunucu bileşenlerinin yenilenmesini, ya da yeni bir anlayış ile sıfırdan kurgulanmasını gerektirdi. Bunların başında gelen, etkinleştirme ve dijital kimlik. Her şeyin sunucu tarafından denetlendiği bir Windows sürümünde, lisanslama için farklı bir anlayış gerekiyordu. Nitekim lisans sistemi kökten yenilendi.
Okumaya devam et “Windows 10 lisans bilmecesi”

Ekran Okuyucu ve Self-voicing technology

Merhaba ziyaretçi! 🙂

Aslında görme engelliler için geliştirilmiş bir sistem ile, erişilebilirliği sağlayabilecek 2 yazılım türünü konuşmak üzere bu gönderiyi hazırladım. Fikirlerinizi yorumlar üzerinden gönderin ki, gerekirse tartışalım.

Okumaya devam et “Ekran Okuyucu ve Self-voicing technology”

Windows 10 1709 | öne çıkanlar

Daha önce, windows 10 sürümleri yenilendikçe geliştirdiğim hızlı başvuru kılavuzunu, bu yıl teknik sorunlardan dolayı hazırlayamadım. Birşeyler yazmak için son anda bir vakit oluştu ancak; kılavuzun istediğim gibi olmaması sebebiyle hazırlamadım. En azından eniyideneyim takipçileri için kısa bir bakış yapalım.
Okumaya devam et “Windows 10 1709 | öne çıkanlar”

Dokunduğumza mı inanalım, yoksa gördüümüze mi

Dokunduğumuza mı inanalım; yoksa gördüğümüze mi?

Her ne olursa olsun, bir sıcak dokunuş hiçbir bakışın yerini tutmaz; aynı şekilde kim istemez ki karar vermeden önce eline almayı? Öyleyse dokunmanın büyülü iletişimine hoş geldiniz. Mesajlarımıza dokunun, çünkü onlar size, dokunsal bir 3 boyutun kapılarını açmayı istiyorlar. Ben Olcay Aşçı, hayatımın kendi fikir ve algılarımı yönetmeye başladığı andan itibaren dokunurum. Belki birçok insanın önemsemediği ayrıntılarda, bir kompozisyonu okuyorum desem?
Okumaya devam et “Dokunduğumza mı inanalım, yoksa gördüümüze mi”

Windows'ta web erişilebilirliği 18 yaşında mı?

Daha önce, ekran okuyucuların nesnelerin etiketlerinden bir düz metin çıktısı elde ederek, kullanıcıların paneli kullanabilmesini sağladığını anlatmıştım. Dileyenler gene bu blog üzerinden bulup okuyabilirler.

  Okumaya devam et “Windows'ta web erişilebilirliği 18 yaşında mı?”

TDSR, bir konsol ekran okuyucusu

Merhaba 🙂

Kendisine NVDA geliştirici listesinde de rastladığım Tyler Spivey adlı arkadaşın değerli katkıları sayesinde, Hatta bizzat kendisi sayesinde, mac ve diğer tüm Linux tabanlı sistemlerde, sadece terminal arayüzü için, script tabanlı bir ekran okuyucu geliştirildi

 

Okumaya devam et “TDSR, bir konsol ekran okuyucusu”

Ekran okuyucu teknolojisinin gelişimine

Bu yazının büyük bir kısmı öngörülerimden ibaret. Bilgiler ile alakalı ya da fikirleriniz ile ilgili, yorum bölümlünden ulaşmanızı rica ediyorum.

Ekran okuyucu teknolojisine yönelik birkaç bilgi Hatırlayalım isterseniz.

 

Ekran okuyucuların, konuşma sentezlemekten ve braille çıktı üretmezden evvel, bir nesne bulması gerekir. MS dos tarzı sadece yazı ile etkileşim kurulan ara yüzlerin olduğu zamanlarda, o zamanki teknolojinin kısırlığı göz önüne alındığında, oldukça akılcı bir çözüm geliştirdiklerini görebiliriz. Çoğunlukla harici bir konuşma üreteci ile ekran okuyucu yazılımın yada betiğin terminal girdi ve çıktılarını sentezlemesi ve bundan alınan verimin oldukça, en azından bu günküne göre yüksek olması yadsınamaz ve doğal bir gerçek. O zaman kolayca tanımlanabilir ve nitelenebilir nesne türü olan metinler, bunun için oldukça uygun. Tek sorun, biraz güçlü bir işlemci ve muhtemelen pahalı olan bir konuşma üretecinin gerekmesi. Bilgisayar donanımlarının önce seri yal, sonra paralel bağlanması kısır döngüsünü düşünürsek, konuşma üretecinin seril port üzerinden bilgisayara bağlandığını tahmin ediyorum. Bu sadece tahmin.

Kişisel bilgisayar endüstrisinin biraz da mac’ın zorlaması ile grafiksel bir ara yüze doğru ilerlemesi, ekran okuyucu geliştiricilerine, özellikle ticari olanlarının geliştiricilerine baya küfürler ettirmiş, uykusunu kaçırmış olsa da, akıllıca bir yöntem geliştirdiler. Ben her zaman laf ediyorum ama bu sefer üronü yapmıyorum. Hakikaten akıllıca bir yöntem buldular. Grafiksel ara yüzün nesneleri ya da grafiksel nesneler, grafik ile tanımlanabilseler de kesinlikle grafiksel olarak nitelenemezlerdi. Ekran okuyucu geliştiricileri ise, c++ benzeri bellek okuma yazma yetkilerine sahip, arayız nesnelerinin UIID ve benzeri kaynak niteliklerini yakalayarak nesneleri saptayabileceklerdi. En zor durumda ise, piksel aralıklarını nesne olarak algılayıp, bunlar tanımlanabilir olmasalar bile kullanıcının seçeceği niteleyici ve sistem davranışlarından biri ile nesne ile etkileşim kurulabilmesini, kullanıcı ya da az çok işten anlayan kullanıcılar tarafından sağlanmasına ortam hazırladılar. Bunun için bellek erişim ve arayız niteleyicilerini okuyabilmeleri için yapısal programlama yada hem yapısal, hemde3 nesne yönelimli programlama kullanabilecekleri güçlü bir dil seçmeleri gerekiyordu. Nitekim, seçtiler de. C ailesinden diller kullandılar ve kompleks git gide yamanan hantal ekran okuma çözümleri gelişti. İlk başlanıldığında her şey çok güzeldi. Ben görmedim, öyle olsa gerek. En azından geliştiriciler için. Çalıştıkları işletim sistemlerinde tanımlanabilecek nesnelerin türü kısıtlıydı. İşletim  sistemleri ve çapraz prograemlama dilleri oldukça azdı. bunun etkisi ve o zamanın geleceğinin x86 olması ve 16 bitten 32 bgit we geçmenin pür issiz olması bu sürecin, uç uca eklenerek ve freni patlamış kamyon gibi ilerlemesine sebep oldu. Desteklenmeyen, altı temizlenmeden, üstüne eklendi. Bilirsiniz, yazılım dünyasın da, her şey e sıfırdan başlama ihtimaline karşı, ya da mimariyi temiz tutmak amaçlı; oldukça temiz çalışmak gerekir. Bu yıllara gelindiğinde birçok ekran okuyucu yenilenemeyecek kadar karışmış durumda.

Ekran okuyucular kaynaktan erişebildikleri nitelikler ile yetinemeyince, daha etkin sebep olarak çapraz programlama kültürü geliştiğinden, erişilebilirlik niteliklerini programlama dili geliştiricilerine kabul ettirdiler. Bu baskı bir süre sorunu çözecek gibiydi. Çözemedi, çünkü programlama dili geliştiricilerinin zorla kabul ettiği çözümü, geliştiriciler öne çıkarılmadığı için ne işe yaradığını öğrenemedi ve kullanmadılar. Çapraz programlama ile gelişen nesnelerin niteliklerinin standart dışılığı, geliştiricilerin erişilebilirlik niteliklerini kullanmaması. Programlama dili geliştiricilerinin, bu nitelikleri ön plana çıkarmaması falan derken, ekran okuyucu geliştiricileri ilginç ve akrobatik yöntemler üzerinde çalıştılar.

Kendimi belgesel senaryosu yazıyormuş gibi hissediyorum şuan.

Geliştiriciler neden bu imkanları kullanmadılar ki? Diye sorduğunuzu düşünüyorum. Öncelikle erişilebilirlik nitelikleri zorla kabul ettirildi. Sadece işi bilen kesim tarafından bu baskılar yapılıyordu ve çoğunlukla çizel kişilikler ve bu işten para kazanan kurumsal yapılar ile yürütülüyordu. Bu niteliklerin kabulü sağlandıktan sonra, tüm erişilebilirlik hizmetleri gibi, son sayfalarda yerini aldılar. Geliştiriciler ise ne olduğunu tam anlamadıkları bu nitelikleri nesnelerine tanımlamadılar. Ben de bir geliştirici olsam, yüzlerce saat harcayarak geliştirdiğim bir projenin, ne olduğunu tam bilmediğim bir şeyi tanımlayarak, hata vermesine sebep olmak istemem. Bilirsiniz, erişilebilirlik hizmetleri, son sayfalarda açıklanır ya da özet olarak bahsedilir. Erişilebilirlik hizmetlerini geliştiren takım ile kılavuzları yazan takım aynı olmayınca ve bir iletişimsizlik durumu söz konusu olunca ortaya ancak bu kadarı çıkıyor. Önemli kazanımlar ilk sayfalara çıkarılıyordu ama, çoğu zaman erişilebilirlik yeterince önemli görülmedi. Ta ki, bireysel olarak erişilebilirlik talepleri dile getirilinceye kadar.

Ekran okuyucu geliştiricilerini, ticari olanları; ilk başta sorun çözmek için çıktıkları bu yolda, kazanç elde edince ve zamanla dönülmesi sancılı olacak kurumsal anlaşmalar imzalayınca 2 adım geride kaldıkları teknolojinin hızına yetişmeye çalışıyorlar.

Artık bu günlere geliyoruz. Nasıl 2 adım?

Ekran okuyucu teknolojisinin, özellikle 3. taraf hizmetlerin durumu aslında görünenden daha kötü. Sanıldığının aksine, teknolojinin 1 adım değil 2 adım gerisindeler. İlk adım, nesnenin bulunması, ikinci adım ise sınıflandırılması ve yorumlanması.

Ben google ana sayfasında arama kutusunu ve bunun etiketini bulacağım, ki bu nesnenin bulunması oluyor; sonra bunun bir yazım alanı yada giriş kutusu olduğuna karar vereceğim, bu da sınıflandırılması oluyor.

Daha önce de bahsetmiştim, ekran okuyucular nesne bazlı hareket etmek zorundadırlar.

Çapraz programlama gelişmeye başlayınca ve yeni programlama teknikleri söz konusu olup, programlama sürecinin mümkün olduğunca kısaltılması amaçlanınca geliştiricilere erişilebilir demekten bıkar olduk. Kesinlikle öncelikleri değildi.

Son birkaç gündür, artık ekran okuyucunun sunum ve yorum kısmının ayrıştırılabileceği görülmeye başladı. Tabi bunu tek gören ben değilsem. Yorum kısmı, nesneleri saptayan ve nesnelerin niteliğini belirleyen kısım. Sunum ise, nesnelere ulaşmayı sağlayan imleçler vs.

Bu kısımda, doğrudan ekran üstünde ve sanal bir ön bellekte bunların yürütüldüğünü anlattım diye hatırlıyorum.

Ekran okuyucu geliştirme işlemi, bu yorumlama ve sunum kısmının beraber geliştirilmesi gerekliliğinden dolayı yavaşlıyor. Oyun geliştiricileri, bu işi çözmek için motorlar kullanmaya başladılar. Tanımlanan senaryoya göre ortam üretiminin motor kendisi gerçekleştiriyor. Dokular, nesneler vs. sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik geliştirmelerinde, her nesnenin tekrarlamasını engellemek amaçlı bu yöntem kullanılıyor. Dev bir nesne havuzu ve bu nesneleri nasıl kullanacağını yorumlayan bir yapay zeka.

Benim öngörüm ise: daha önce ocr için denenen farklı bir motor kullanarak yazının tanımlanması meselesinin tüm ara yüz ve gerçek nesneler için kullanılabileceği yönünde. Bunu microsoft başlattı. Şaşırtıcı, microsoft bunca yıl sonra erişilebilirlik alanında bir adım attı ve bu alanda bir ilk gerçekleşti. Nesne niteleme işleminin ve saptamanın yapay zeka tarafından yapılması işlemi. Şuan el ile olsa da, herhangi bir nesne veri tabanı üzerinden eşleştirilebiliyor.

Peki bu yöntemin avantajları ne?

·       Kaynak erişimine gereksinim azalacak ve ekran okuyucuların kanayan yarası, 64 bit sorununa başka bir çözüm getirilmiş olacak.

·       Geliştiricilerin tek tek nesneleri bulmasına gerek kalmayacak, onlar sadece nesnenin nasıl sunulacağının geliştirecekler. İsterseler tüm Ara yüzü tarama kipi ile gezdirsinler.

·       Tanımlanabilecek nesne sınırı ortadan kalkacak ve erişilebilirlik köprüsüne gereksinim çok ciddi oranda azalacak.

·       Hangi çapraz geliştirme işlemi olursa olsun tanımlanan nesneler, gerçek nesneler olacağı için daha doğru tanımlanabilecek.

·       Son olarak, ihtiyaca cevap verme süresi oldukça hızlanacak.

 

Son paragrafta şunları açıklamak gerekir.

Ben bu terimlerin teknik karşılıklarını araştırmak yerine aklıma geldiği gibi kullandım. Niteleme meselesi, bir nesnenin etiketi, rengi gibi onu niteleyen özellikleri. Mesela kuş resminin, etiketinin kuş olması gibi.

Tanımlama ise, bir nesnenin kuş resmi, düğme, link olmasıdır. Bazı durumlarda niteleme karşılaştırma anlamında da kullanılmıştır.

Örneğim, bir grafiğin grafik ile nitelenemeyeceğini söylerken, onun ekran okuyucu tarafından kuş resmi ile eşleştirilemeyeceğini  anlatmaya çalıştım. Ekran okuyucu sadece metin ile nitelenmişse onun farkına varabilir. Yapay zeka ise o resmi algılayabilir ve veri tabanında işleyip, istenen çıktıyı elde edebilir.

Ekran okuyucu ileri düğmesini, ok işareti ile etiketlenmişse kullanıcıya sunamaz; ancak yapay zeka o ok işaretinin ileri anlamına geldiğini bulabilir. Daha da ileri gidersek, Orada bir düğme olduğunu, kaynak yada UIID verisi üzerinden buton olduğunu algılayamazsa, bir düğme olarak görmez; yapay zeka orada bir düğme olduğunu algılayabilir ve ekran okuyucuya iletebilir. Ekran okuyucu ister mevcut ister daha modern teknikler ile kullanıcısına veri sunmaya devam edebilir.

Umarım daha akılcı ve daha olması gereken yöntemler ile en çok ihtiyaç duyduğumuz bu teknolojiler geliştirilir.

Windows İnsider 16257'den, Göz takip sistemi beta

Microsoft Windows Insider Derleme: 16257 duyurusunda göz kontrol sistemini beta olarak eklediğini duyurdu. Bu sistem, elinizde var ise göz kontrol gözlükleri aracılığı ile bilgisayarınızı kontrol etmenizi sağlıyor. Bu kontrol şimdilik sadece Windows’un masaüstü dediğimiz sürümünde bulunuyor.

Bu blok yazısında, Steve adlı bir kişinin e-postasından ilham alınarak, göz ile kontrol sisteminin geliştirilişi anlatılıyor. Bu hikâye gerçekten etkileyici, yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Elde edilen yazılımsal kontrol becerisi, her birine yüzbinlerce dolar verilmesine rağmen, tam etkili çalışmayan sistemlerden kullanıcıları kurtarıyor. Windows’a eklenen bu sistem sayesinde, gözlüğü kullanarak, Mouse ve klavye kullanabiliyorlar ve TTS aracı ile, akıllarından geçeni dışarı vurabiliyorlar.

 

Bu sistem etkinleştirildikten sonra, bir araç takımı açılıyor. Buradan Mouse, klavye ve tts seçeneklerinden birini seçerek işleme başlayabiliyorsunuz. Mouse seçildikten sonra, istediğiniz yere bakarak, Mouse’u sürükleyip göz hareketleri ile işlemleri yerine getirebiliyorsunuz.

Klavye için de aynısı geçerli. Siz yazarken metin tahminleri belirecek ve yazma deneyiminizi kolaylaştırılması sağlanacak.

Araç takımından tts’yi seçerseniz; yazdığınız her şey tts ile seslendirilecek.

 

Ayarlar, Erişim kolaylığı, diğer altından göz ile kontrolü seçerek bunu etkinleştirebilirsiniz. Şu an Tobii Eye Tracker 4C uyumlu bir gözlük gerekir ve şu an Amerikan us klavye desteklenir. Microsoft gelecekte daha fazla gözlük ve klavye düzeninin destekleneceğini söylüyor.

Kullanabilmek için, gözlüğü bilgisayara bağlayın ve sürücülerin Windows Update üzerinden yüklenmesini bekleyin.

 

Anahtar kelimeler ile etiketlenmiş linklere tıklayarak kaynaklara ulaşabilirsiniz. Dilerseniz Microsoft’un erişilebilirlik politikasını yorumlarda tartışalım.

Paylaşırsanız, bu bilginin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamış olursunuz.